T.C. Sağlık Bakanlığı Bucak Devlet Hastanesi

Başhekim Mesaj;

Başhekim mesajı;

Hastanemiz sağlık çalışanları olarak insana ve insan sağlığına hizmetin en değerli çalışmalardan biri olduğunun farkındayız.

Amacımız; çalışkan ve güler yüzlü sağlık çalışanlarımızla, günümüz teknolojisinin en güncel olanakları ile daha kaliteli, ulaşılabilir, güvenilir bir sağlık hizmetini sunmak olacaktır. Hasta ve çalışanlarımızın sağlığı ve memnuniyeti, hepimizin gurur ve mutluluk kaynağıdır.

Bu duygularla, siz değerli hemşehrilerimize ve özverili sağlık çalışanlarımıza saygılarımı sunar, sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.

Hastane Yöneticisi - Başhekim Uz.Dr. Nihat ŞENGEZE

 

Güncel Duyurular

  •   Yeni bucak devlet hastanesi inşaatını ziyaret ettik.

    Tarih : 26.06.2015 detay için tıklayınız!

    Bucak devlet hastanesi idaresi olarak yapımı hızla devam eden yeni hastanemiz inşaatında incelemelerde bulunduk.

     

     

     

  •   Hastanemizin iftar yemeği ve hastanemizden ayrılan doktorlarımıza veda yemeği düzenledik

    Tarih : 25.06.2015 detay için tıklayınız!

    Bucak devlet hastanesinden ayrılan değerli doktorlarımız ile beraber iftar ve veda yemeği düzenledik. Değerli doktorlarımıza hastanemize verdikleri özverili ve gayretli hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, bundan sonraki çalışmalarında başarılar dileriz.

  •   BUCAK DEVLET HASTANESİ ‘’SAĞLIKTA ŞİDDETE HAYIR’’ DİYOR

    Tarih : 01.06.2015 detay için tıklayınız!

    BUCAK DEVLET HASTANESİ ‘’SAĞLIKTA ŞİDDETE HAYIR’’ DİYOR
     
    Bucak devlet hastanesinin doktorları, hemşireleri, ebeleri ve tüm sağlık çalışanları sağlıkta şiddetin durması için toplandılar. 
    Samsun’da değerli doktorumuz Op. Dr. Kamil Furtun’un görevi başında katledilmesiyle yaşanan üzücü olayı kınamak ve sağlıkta şiddete artık son vermek için toplanan sağlık çalışanları kamuoyunun dikkatine sunulmak üzere mesaj yayınladılar.
     
    Ülkemizin güçlü yarınlara daha sağlıklı bir toplum temelinde ulaşabilmesi adına, hekiminden ebe ve hemşiresine, eczacısından teknisyenine ve memuruna yaklaşık 700 bin kişilik çalışanıyla sizlerin sağlığı için emek veren büyük bir ailenin mensuplarıyız.
    Sunduğumuz hizmetin hakkaniyeti, niteliği ve her şeyden önce sürdürülebilirliği için bu açıklamayı temsil ettiğimiz sağlık camiası adına medyamız aracılığıyla sizlerin takdirine sunuyoruz.
    Son günlerde manidar bir şekilde gündem oluşturan ve maalesef değerli meslektaşımız Op. Dr. Kamil Furtun’un görevi başında vahşice katledilmesiyle farklı bir boyut kazanan saldırılardan, “Sağlık ve Şiddet” kelimelerinin sıkça  yan yana anılıyor olmasından evlatlarınız olarak derin bir endişe ve üzüntü duymaktayız.
    Bizlere güvendiniz, okuttunuz, büyüttünüz ve sağlığınızı emanet ettiniz. Bizler de bu emanete en iyi şekilde sahip çıkabilmek, sizlerin güvenini ve emeğini boşa çıkarmamak adına gece gündüz demeden çalışıyor,  ter döküyoruz. Sizlere geçmiş yıllarla mukayese edilemeyecek nitelikte, gelişen tıp teknolojilerinin en iyi ürünleriyle donatılmış sağlık tesislerimizde hizmet vermekteyiz.
    Şifa sunan ellerin sahipleri, hergün yastığa başını koyarken sağlığınız için aldığı kararları şöyle bir gözden geçirip, vicdanını rahatlatmadan gözlerini kapayamıyor, bundan emin olunuz. Ne var ki, üst üste yaşanan olaylar sizlerin evlatları olan sağlık çalışanlarımızın moral ve motivasyonunu neredeyse tükenme noktasına getirmiş durumdadır.
    Biz sizlerin sayesinde varız, sizlerin duaları ve desteğiyle ayaktayız. Mesleğimizi icra ederken kin, nefret ve şiddetin diliyle karşımıza çıkanlara en büyük dersi ancak ve ancak hep birlikte verebiliriz. Unutmayalım ki, insan hayatını hiçe sayacak kadar vahşileşen bu çirkin durumun sadece yasal düzenlemelerle sıfır noktasına getirilmesi beklenemez. Bu nedenledir ki;
     
    Şifa veren eller sizlerden kendilerini anlayan yürekler istiyor…
     
    Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.

     

  •   ŞİFA VEREN ELLER SİZLERDEN KENDİLERİNİ ANLAYAN YÜREKLER İSTİYOR

    Tarih : 31.05.2015 detay için tıklayınız!

  •   ŞİFA VEREN ELLERE VEFA

    Tarih : 31.05.2015 detay için tıklayınız!

  •   İdari ve Mali İşler çalışanları verimlilik değerlendirme toplantısı yaptı.

    Tarih : 23.05.2015 detay için tıklayınız!

     İdari ve Mali İşler çalışanları verimlilik değerlendirme toplantısı yaptı.

     

     

     

  •   14 Mayıs Eczacılar Günü

    Tarih : 14.05.2015 detay için tıklayınız!



    Tüm eczacılarımızın eczacılar gününü kutlar, toplumun sağlığına ve esenliğine olan katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

  •   12-18 Mayıs Hemşireler Haftası nedeniyle hemşirelerimize eğlence düzenledik.

    Tarih : 13.05.2015 detay için tıklayınız!

    12-18 Mayıs Hemşireler Haftası nedeniyle hastane yönetimi olarak hemşirelerimize canlı müzik eşliğinde

    eğlence düzenledik ve çekiliş ile hemşirelerimize hediye dağıtımı yaptık.

     

     

  •   12- 18 mayıs Hemşireler haftası hastanemizde kutlandı.

    Tarih : 12.05.2015 detay için tıklayınız!

    Hemşirelik;
    Asırlardır süren, hiç bitmeyen, tükenmeyen fedakarlık demek.
    Sizler sabrınızla, azminizle, yüreğinizle memleketimizin farklı yerlerinde fedakarlıkla çalıştınız ve çalışmaya devam ediyorsunuz. Hasta bedenlere sıcak bir el, tatlı bir dil, huzur veren bir nefes oldunuz.
    Bütün hastalarımızla, onların anneleri, babaları, kardeşleri, çocuklarınız gibi ilgilendiniz.
    Bu meslek sonradan var olan bir meslek değildir, insanlığın varlığından beri ilk hastalanan insana yardım edendir bu kavram...
    Bu meslek, sağlığı yerinde olmayan, yardıma muhtaç olan bireylere hizmet vermektedir. Dolayısıyla sevgiden, şefkatten, disiplin ve ciddiyetten uzak bir düşüncenin bu mesleği icra etmesi mümkün değildir.
    İnsan hayatının en hassas noktasında yer alan bu meslek; din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin, bireye, aileye ve topluma sağlığını yeniden kazandırmak  ve sürdürmek için çalışır.
     
    İnsan hayatının kutsallığının farkında olarak, sabır, üstün gayret ve sevgi ile çalışan tüm hemşirelerimizin "Hemşireler Haftasını" kutluyorum.

  •   TÜM ANNELERİMİZİN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN..

    Tarih : 10.05.2015 detay için tıklayınız!

    Anneler günü dolayısıyla çalışanlarımızın ve hastalarımızın ANNELER GÜNÜNÜ kutladık.

  •   BUCAK DEVLET HASTANESİNDE DEMANS HASTALARININ YAKINLARINA TOPLANTI DÜZENLENDİ..

    Tarih : 07.04.2015 detay için tıklayınız!

    Bucak devlet hastanesinde demans (unutkanlık) hastalığı olan hasta yakınlarına hastalık süreci ve hastalarına yardım edebilecekleri konular hakkında toplantı düzenlendi. Toplantıya Burdur Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Op. Dr. Reha Sermed Aygören, İl Sağlık Müdürlüğünü şube müdürü Ramazan Çakıroğlu, Yardımsever işadamı Mehmet Cadıl ve Bucaklı hasta yakınları katıldı. Toplantıda Nöroloji uzmanı Başhekim Uz.Dr. Nihat Şengeze ve Uz. Dr. Tuncay Epçeliden, Psikiyatri uzmanları Uz. Dr. Berna Karakoç, Uz. Dr. Itır Yılmaz konuşmalarını gerçekleştirdi. Başhekim Uz. Dr. Nihat Şengeze "Burdur Kamu Hastaneleri Kurumu Genel Sekreterliği, Burdur İl sağlık müdürlüğü ve Bucak devlet hastanemiz işbirliği ile gerçekleştirilen bu etkinlikte amacımız demans hastalığına dikkat çekmek ve hasta yakınlarımıza bu hastalık konusunda bilgi vermek ve yardımcı olmaktı. Hasta yakınlarımızın toplantıya olan yoğun ilgisi için çok mutluyuz ve çok teşekkür ediyoruz. Bu konudaki sloganımız "Onlar bizi unutsa da, biz onları unutmayacağız" oldu. Bu ve benzeri şekilde toplantılar yapmamız açısından bu yoğun ilgi bizim ve tüm hekim arkadaşlarımızın istek ve şevkini artırmaktadır. Emeği geçen herkese, çok değerli meslektaşlarıma ayrıca yardımsever işadamımız Mehmet Cadıl bey'e de hem bugüne kadar hastanemize sağladığı destek için hem de halen sürdürdüğü destekleri için çok teşekkür ediyorum"diye konuştu. Burdur Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Op. Dr. Reha Sermed Aygören " Toplantıya katılım ve yoğun ilgi beni de çok memnun etti. Hem Bucak halkı, hem Bucak hastanesi toplantılar ve sosyal etkinler konusunda her zaman çok istekli ve bir adım önde gidiyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yaklaşık 1 saat süren toplantıdan hasta ve yakınları çok faydalandıklarını ve benzeri etkinliklerin devam etmesini dilediklerini ifade ederek ayrıldılar.

  •   BUCAK DEVLET HASTANESİNE YENİ KBB UZMANI ATANDI

    Tarih : 04.05.2015 detay için tıklayınız!



    Bucak devlet hastanesine ikinci KBB uzmanı atandı.

    Mevcut hekim kadrosuna bir cerrah daha ekleyen Bucak devlet hastanesine Nevreste Didem Sonbay Yılmaz KBB uzmanı olarak atandı.

    1980 doğumlu olan uzman doktorun Evli ve bir kız çocuğu olduğu öğrenildi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2003 yılında mezun olan ve Uzmanlık eğitimini Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2009 yılında tamamlayan doktorumuzun daha önce Yalvaç Devlet Hastanesinde ve Antalya'da özel sağlık kuruluşlarında çalıştığı öğrenildi.

    Bucak devlet hastanesi yöneticileri ve başhekim Uz. Dr. Nihat ŞENGEZE "Uzman hekim kadromuzu yeni ataması yapılan doktorumuz ile beraber daha da genişletmiş oluyoruz. Doktorumuzun atama sürecinde emeği geçen ve hastanemizin her türlü olanakları için desteğini esirgemeyen Değerli Devlet büyüklerimize, Burdur Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uz. Dr. Reha Sermed Aygören'e ve Burdur İl Sağlık Müdürümüz Uz. Dr. Sırrı Şenbayram'a çok teşekkür ederiz.

    Çok değerli doktorumuz Nevreste Didem Sonbay Yılmaz'a mesleki hayatında başarılar dileriz" şeklinde konuştu.

    5 mayıs itibariyle poliklinik hizmetine başlayacak olan doktorumuza  yeni görevinde başarılar dileriz.

  •   LABORANTLAR GÜNÜ KUTLAMASI..

    Tarih : 28.04.2015 detay için tıklayınız!

    Tanı konulmasında ve klinisyenlerimizin hastaya doğru teşhis koymasında çok büyük yardımcı olan laboratuvar sonuçlarını gece gündüz demeden çalışıp veren değerli arkadaşlarımızın 28 Nisan laborantlar gününü kutladık..

     

     

  •   23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun..

    Tarih : 23.04.2015 detay için tıklayınız!

    Bütün ülkelerin çocuklarının katıldığı ilk ve tek çocuk bayramını hasta yatağında karşılayan çocuklarımızı hastane yönetimi olarak ziyaret ettik. Çocuklara oyuncak ve çeşitli hediyeler dağıtarak, bir nebze de olsa hastalıklarını unutturup bayram coşkusu ve sevinci içerisinde moral vermeye çalıştık.

  •   EBELER HAFTASI

    Tarih : 21.04.2015 detay için tıklayınız!

              21-28 Nisan Ebelik Haftası dolayısıyla büyük fedakârlıklarla sağlık tesislerimizde kaliteli sağlık hizmeti vermeyi amaçlayan ebelerimize bu onurlu görevlerinde başarılar diler, ebelerimizin haftasını en içten duygularımla kutlar, bu vesile ile özveriyle çalışan tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ederim.

           Uz.Dr. Nihat ŞENGEZE

              Hastane Yöneticisi

                   (Başhekim)

  •   OPERASYON İÇİN BUCAK DEVLET HASTANESİNİ TERCİH ETTİ

    Tarih : 07.04.2015 detay için tıklayınız!

    Çankırı Devlet Hastanesinde çalışan burnundan nefes alma zorluğu çeken Uzm. Dr. Halil TAŞKAYNATAN burnundan yapılacak olan operasyon için Bucak Devlet Hastanesini tercih etti.

    Bucak Devlet Hastanesi KBB servisinde Op.Dr. Onur Tüylü tarafından başarılı bir operasyon yapılan Çankırı’lı Dr. Halil TAŞKAYNATAN son yapılan akademik sınavda uzman doktorlar arasında Türkiye 1.si olan ve kariyerine medikal onkoloji (kanser bilimi) alanında devam edecek olan Halil TAŞKAYNATAN  meslektaşı olan Op.Dr. Abdurrahman Onur TÜYLÜ ’ yü tanıdığı ve başarılı bir cerrah olduğunu bildiği için Çankırı ilinden Bucak ilçesine ameliyat olmak için geldiğini, ameliyatın başarılı geçmesi nedeniyle çok mutlu olduğunu, ameliyat sonrası hemen ertesi gün taburcu olacağı için de ayrıca çok memnun olduğunu ifade ederken Bucak Devlet Hastanesi KBB uzmanı Op. Dr. Onur TÜYLÜ  ve ekibi yanı sıra Bucak Devlet Hastanesi Başhekimi Uz.Dr. Nihat ŞENGEZE ve hastane personeline teşekkür etti.

    KBB bölümü Op.Dr. Abdurrahman Onur TÜYLÜ hastanemizde KBB alanında nefes alama güçlüğüne yönelik burun ameliyatlarının yanında estetik burun cerrahisinin de başarı ile uygulanmakta olduğunu konulan özel tamponlarla yüzde şişlik ve ağrı olmadan hastalarımızı 1 gün sonra şifa ile taburcu olduğunu, Çocuklarda horlama ve kulak iltihabının en sık nedeni olan geniz eti, bademcik ameliyatlarının yanı sıra kulak tüpü operasyonları, ses kısıklığı etkenlerine yönelik gırtlak ameliyatları ve kulak zarına yönelik cerrahi girişimlerde hastanemizde başarı ile gerçekleştiğini ve ameliyat sonrası hastalarımızın çok kısa sürede normal yaşantısına döndüğünü ifade etti.

  •   FTR SERVİSİNDE YENİ CİHAZLAR İLE HİZMET KALİTESİ ARTIYOR

    Tarih : 07.04.2015 detay için tıklayınız!

    FİZİK TEDAVİ BÖLÜMÜ VE ÜNİTESİ
                    Fizik Tedavi Bölümü, kas ve iskelet sistemi hastalıkları ile uğraşmaktadır. En sık bel ağrısı, boyun ağrısı, kol ve bacak ağrısı, diz ağrısı, omuz ağrısı, eklem ağrıları ve geçirilmiş felçlerin rehabilitasyonu için başvuran hastaların tedavilerini yapmaktadır.
    Bel fıtığı, boyun fıtığı, diz kireçlenmeleri, omuzda kısıtlılık ve ağrılar, eklem romatizmaları, kas romatizmaları Fizik Tedavi tarafından tedavi edilen hastalıklardandır.
    Bu hastalarda ilaç tedavisi ile Fizik Tedavi uygulamaları birlikte kullanılabilmektedir. Ayrıca, Manipülasyon, PRP (halk arasında kök hücre tedavisi olarak bilinen), eklem içine diz sıvısı enjeksiyonu gibi yardımcı yöntemler de uygulanmaktadır.
    Bu hastalarda yanıt alınamayanlarda cerrahi açıdan değerlendirmek için Ortopedi ve Beyin Cerrahisi Bölümüne yönlendirilmektedir.
    Boyun fıtığı,  Bel fıtığı, diz kireçlenmesi gibi hastalarımızın %95 gibi büyük bir oranı Fizik tedavi, diz içine sıvı enjeksiyonu, PRP, manipülasyon ve ilaç tedavisi gibi uygulamalarla iyileşme gösterir. Yaklaşık %3-5 gibi bir oranda hastalar cerrahiye yönlendirilmektedir.
                    Fizik Tedavi Ünitemizde; hotpack (sıcak uygulama), coldpack (soğuk uygulama), kısa dalga, ultrason, TENS (ağrı kesici), ESWT (topuk dikeni ve tenisçi dirseğinde uygulanan şok tedavisi), traksiyon (bel ve boyunda çekme uygulaması), parafin tedavisi (el ve ayak kireçlenmesinde kullanılır), kondisyon bisikleti, yürüme çalışmak için paralel bar, merdiven mevcuttur.
                    Hastanemizde 2 Rehabilitasyon odası, 6 elektro terapi kabini mevcut iken alınan yeni cihazlar ile kabin sayısı 8’e çıkmıştır. Yaklaşık 84 elektro terapi ve 20 rehabilitasyon hastası hergün tedaviye alınmaktadır.
                    Ünitemizde Uz. Dr. Tuncay Yıldırım, Uz. Dr. Gülçin Adalı ve Uz. Dr. Erol Uysal olmak üzere  3 Fizik Tedavi Doktoru , 2 Fizyoterapist 1 Servis fizyoterapisti, 3 hemşire bulunmaktadır.
    1-Tedaviye yanıt vermeyen diz kireçlenmesi olan hastalara, eklem içine hyaluronik asit enjeksiyonu yapıyoruz. Halk arasında horoz ibiği sıvısı denilen eklem içinde kayganlığı artıran, ağrıyı azaltan bu tek sefer uygulama ile 1 yıl süreyle rahatlama sağlanır. Dize protez takılması gereken ama kabul etmeyen hastaların rahatlatılması içinde dize sıvı uygulanır.
    2- Omuzda kısıtlılık ve ağrı, sırtta kas romatizması(fibromiyalji) halk arasında kulunç denilen rahatsızlık,dizdeki çapraz bağ,menüsküs, kireçlenme,kronik bel rahatsızlıklarında da destekleyici tedavi olarak PRP uygulaması yapılır. Halk arasında kök hücre diye bilinen bu uygulamada; hastanın kanı alındıktan sonra bir set ile bir cihaza konulur. 20 dakikalık işlem sonrası kanın serum kısmı ayrıştırılır. Bu serum sorunlu bölgeye enjekte edilir.
    3- Kinesiotaping ise bantlama yöntemi ile kas ve eklem ağrılarını azaltır. Ağrıyla ilgili sorununuz varsa Fizik Tedavi Bölümü bütün bu imkanlarıyla size yardımcı olacaktır.
    Ayrıca tarafından kinesiotaping, PRP ve eklem için enjeksiyon gibi yeni tedavi teknikleri doktorlarımızın ilgi alanları ile birlikte uygulanmaktadır.

  •   YA SİZ KEMİK İLİĞİ HASTASI OLSAYDINIZ..

    Tarih : 18.03.2015 detay için tıklayınız!

    Lösemi hastalarına ve organ bekleyen hastalara umut olmak için "bağışa evet" deyip insanlık adına bir elde siz uzatın.

    Kök hücre bağışı için kan vermek ve organ bağışlamak için organ bağış birimimize gelip umudunu kaybedenlere umut olun.

     

  •   14 MART TIP BAYRAMI KUTLAMASI

    Tarih : 13.03.2014 detay için tıklayınız!

    Sağlık camiasının mensubları olan biz hekimlerin ortak amacı,insan yaşamını korumak ve yaşam kalitesini arttırmaktır. Her birimiz sağlık ekibinin bir parçası olarak bu döngüye katkı sağlıyor; emeğimizi, gecemizi, gündüzümüzü, ve yüreğimizi ortaya koyarak hizmet veriyoruz. İnsan sağlığı için harcanan mesainin en mukaddes zaman dilimlerinden olduğu inancıyla, daha sağlıklı bir toplum için emek veren tüm sağlık çalışanlarımızın "14 Mart Tıp Bayramını" gönülden tebrik ediyor, başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum.

  •   14 MART TIP BAYRAMI ZİYARETİ

    Tarih : 13.03.2014 detay için tıklayınız!

    Bucak Vilayetler Birliği Anaokulu öğrencileri ve öğretmenleri 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla hastanemizi ziyaret etmişlerdir. Kendilerine ziyaretleri için çok teşekür ederiz.

     

     

  •   Uluslararası Hasta İletişimi Zirvesine Katıldık.

    Tarih : 10.03.2015 detay için tıklayınız!

    Genel Sekreterimiz Op.Dr.Reha Sermed Aygören ve  Hastane  Yöneticimiz Uzm.Dr. Nihat Şengeze, Başhekim Yardımcısı Fatih DEMİRAY, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Fatıma TAŞKIN, ile birlikte İstanbul'da gerçekleştirilen  "Uluslararası Hasta İletişimi Zirvesine" katıldık.

  •   DÜNYA KADINLAR GÜNÜ!

    Tarih : 08.03.2015 detay için tıklayınız!

    8  Mart Dünya Kadınlar Gününün ilk saatlerinde sağlık çalışanlarımızın yanındaydık. Tüm kadınlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın "Dünya Kadınlar Gününü" kutlarız.

     

     

  •   GENEL CERRAHİ UZMANI HASTA KABULÜNE BAŞLAMIŞTIR.

    Tarih : 02.03.2015 detay için tıklayınız!

    Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr. M.Ali Teoman TOPRAK        bu günden itibaren, hastanemizde hasta kabulüne başlamıştır.

  •   ACİL ŞİFALAR..

    Tarih : 23.02.2015 detay için tıklayınız!

    Hastanemiz Doktorlarından Uz.Dr.Hasan ÖZCAN'a

    geçirmiş olduğu rahatsızlıktan dolayı acil şifalar dileriz.

     

    Bucak Devlet Hastanesi Çalışanları

  •   İL GENEL MECLİS ÜYELERİMİZ HASTANEMİZİ ZİYARET ETTİ.

    Tarih : 20.02.2015 detay için tıklayınız!

     İl Genel Mecelis Üyelerimiz Hastanemizi ziyaret etti. Kendilerine teşekkür ederiz..

     

     

  •   HASTA ZİYARETLERİMİZ DEVAM EDİYOR..

    Tarih : 19.02.2015 detay için tıklayınız!

    Hastalarımızı evlerinde ziyaret etmeye devam ediyoruz. Bizleri evlerinde misafir eden tüm hastalarımıza ve yakınlarına çok teşekkür ederiz.

     

     

  •   SAĞLIK-SEN BURDUR İL BAŞKANI HASTANEMİZİ ZİYARET ETTİ.

    Tarih : 17.02.2015 detay için tıklayınız!

    Sağlı Sen Burdur İl Başkanı Faruk OZAN Bey, İl Yönetimi ve İlçe Yönetim Temsilcileri Hastanemizi Ziyaret Etti. Kendilerine Teşekkür Ederiz.

     

     

  •   TÜRK SAĞLIK-SEN İLÇE TEMSİLCİMİZ MERDAN TEKİNOĞLU HASTANEMİZİ ZİYARET ETTİ.

    Tarih : 22.01.2015 detay için tıklayınız!

    Türk SağlıkSen İlçe Temsilcimiz MerdanTEKİNOĞLU Hastanemizi Ziyaret etmiştir.Kendisine Teşekkür Ederiz.

     

     

  •   ACİL ŞİFALAR..

    Tarih : 09.02.2015 detay için tıklayınız!

    Hastanemiz Doktorlarından Uz.Dr.Aslı Demir ŞAM'a

    geçirmiş olduğu rahatsızlıktan dolayı acil şifalar dileriz.

     

    Bucak Devlet Hastanesi Çalışanları

  •   ACI KAYBIMIZ

    Tarih : 06.02.2015 detay için tıklayınız!

    Çok değerli çalışma arkadaşımız Durmuş ATAKUL vefat etmiştir.

    Merhuma Allah'tan Rahmet, kederli Ailesine  başsağlığı dileriz.

    Hepimizin Başı Sağolsun.

     

  •   Genel Sekreterimiz Op.Dr.Reha Sermed AYGÖREN ile Birlikte İki Hastamızı Evinde Ziyaret Ettik.

    Tarih : 04.02.2014 detay için tıklayınız!

    Genel Sekreterimiz Op.Dr. Reha Sermed AYGÖREN, Hastane Yöneticisi Uzm.Dr. Nihat Şengeze, Başhekim Yardımcısı Dr. Fatih Demiray ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Fatıma Taşkın eşliğinde  ilçemizde iki hasta ziyareti gerçekleştirildi.

  •   BUCAK KAYMAKAM VEKİLİ VALİ YARDIMCISI BAHİR ALTUNKAYA HASTANEMİZİ ZİYARET ETTİ.

    Tarih : 30.01.2015 detay için tıklayınız!

     

     

  •   HAYIRSEVER İŞADAMIMIZ SAYIN MEHMET CADIL HASTANEMİZİ ZİYARET ETTİ.

    Tarih : 29.01.2015 detay için tıklayınız!

     Hayırsever İşadamımız Sayın Mehmet CADIL Hastanemizi Ziyaret etti. Kendisine ziyareti için teşekkür ederiz.

     

     

  •    2015 YILI VERİMLİLİK TOPLANTISI YAPILDI

    Tarih : 20.01.2015 detay için tıklayınız!

     2015 YILI VERİMLİLİK TOPLANTISI YAPILDI.

      

     

     

  •   SAĞLIK MÜDÜRÜMÜZ HASTANEMİZİ ZİYARET ETTİ

    Tarih : 23.01.2015 detay için tıklayınız!

    İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Sırrı ŞENBAYRAM, İl Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Murat ERK, İl Sağlık Şube Müdürü Ramazan ÇAKIROĞLU ve İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yasemin ERK Hastanemizi ziyaret etti.

     

     

  •   HASTANE YÖNETİMİ HASTANEMİZ DOKTORLARI İLE TOPLANTI YAPTI

    Tarih : 22.01.2015 detay için tıklayınız!

     

     

     

     

     

  •   GENEL SEKRETERİMİZ OP.DR.REHA SERMED AYGÖREN HASTANEMİZİ ZİYARET ETTİ

    Tarih : 15.01.2015 detay için tıklayınız!

     Genel Sekreterimiz Op.Dr.Reha Sermed AYGÖREN, Mali Hizmetler Başkanımız Ufuk AYDENİZ'le birlikte Hastanemizi Ziyaret Ederek İncelemelerde bulundu.

     

     

     

  •   2014 YILI YANGIN TATBİKATI YAPILDI

    Tarih : 15.10.2014 detay için tıklayınız!

    15.10.2014 tarihinde Hastanemiz müdür odasında Bucak İtfaiye müdürü ve ilgi personel ile tatbikattan önce son değerlendirme toplantısı yapıldı.Toplantı sonrası Hastane personeline saat 11:00 da yangın eğitimi verilmeye  başlandı eğitime mütakiben yangın tatbikatına geçildi. Personelimiz ve itfaiye ekibinin  kordineli bir şekilde yürüttüğü yangın tatbikatı başarıyla tamamlandı.                        Gösterdikleri duyarlılıktan dolayı tüm hastane personelimize ve Bucak İtfaiye müdürlüğüne teşekür ederiz.

       Adem KAPLAN 

    İdari ve Mali Hiz.Müd.

     

  •   Hastanemizde Çalışan Hakları ve Güvenliği Birimi Kurulmuştur.

    Tarih : 01.10.2013 detay için tıklayınız!

    Hastanemizde Çalışan Hakları ve Güvenliği Birimi Kurulmuştur.Sosyal Hizmet Uzmanı Yunus ZORLU ,Psikolog Şule KASAP ile irtibat kurulabilir.

  •   TKHK 90 GÜN ÇALIŞMASI

    Tarih : 15.08.2013 detay için tıklayınız!

  •   MHRS

    Tarih : 12.04.2012 detay için tıklayınız!

    Merkezi Hastane Randevu Sistemi (MHRS)

    Bilindiği üzere, Sağlık Bakanlığı Türkiye?de daha etkin ve verimli bir şekilde sağlık hizmetlerine ulaşılması amacı ile Sağlıkta Dönüşüm Projesini yürürlüğe koymuş ve bu program kapsamındaki çalışmaları büyük ölçüde gerçekleştirmiştir. Bu programın en önemli çalışmalarından biri de Merkezi Hastane Randevu Sistemi (MHRS) dir.

    MHRS nedir?

    MHRS; vatandaşların Sağlık Bakanlığına bağlı 2. ve 3. basamak Hastaneler ile Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri için 182 MHRS Çağrı Merkezini arayarak canlı operatörlerden veya web üzerinden kendilerine istedikleri hastane ve hekimden randevu alabilecekleri bir uygulamadır.


    MHRS'nin amaçları nelerdir?

    • Hastanelerde daha iyi bir kaynak planlanması (iş gücü ve teçhizat kullanımının etkin ve verimli planlanması) yapılarak vatandaş/hasta memnuniyetinin artırılması, hastanelerde kuyrukların azaltılması.
    • Hastanelerde kaynak kullanımının ve dağıtımının ölçülmesi (iş gücü, makine ve teçhizat kullanımının etkin ve verimli uygulanması)suretiyle; sağlık hizmetleri sunumunun, verim ve kalitesinin artırılması.
    • MHRS verileriyle, sağlık politikaları geliştirilmesine yardımcı olunması.

     

    Randevu nasıl alınır?

    ALO 182 aranarak;

    • Ev, iş, ankesör ve cep telefonlarından 182 numaralı Sağlık Bakanlığı MHRS Çağrı Merkezi aranır.
    • 182 numaralı telefonu arayan vatandaş tarafından çağrıyı karşılayan asistana (canlı operatör) randevu talebinde bulunulan vatandaşın T.C. Kimlik Numarası verilir. Asistan vatandaş bilgilerini doğrular.
    • Vatandaş randevu talebinde bulunduğu hastane, poliklinik ve hekim bilgilerinden en azından hangi polikliniğe gideceğini asistana bildirdikten sonra, asistan uygun tarih ve saat dilimlerini vatandaşa iletir.
    • Vatandaş seçimini yaparak randevusunu alır.

    Web'den;

    Vatandaşlar, 182?nin yanı sıra şu an 80 ilde uygulanmakta olan Online Randevu Sistemi aracılığıyla randevu alabilmektedir. Kısa süre içerisinde Web Randevu Sistemi İstanbul'un da MHRS kapsamına girmesiyle tüm Türkiye'de uygulanacaktır.

    Vatandaşlar, randevu almak istedikleri MHRS kapsamında olan hastanelerin internet sitelerindeki Online Randevu linkine basarak, Vatandaş Giriş ekranından kayıt oluşturup randevu alabilmektedir.

     

    Randevu nasıl iptal edilir?

    ALO 182 aranarak;

    • Ev, iş, ankesör ve cep telefonlarından 182 numaralı Sağlık Bakanlığı MHRS Çağrı Merkezi aranır. Bu arama randevu zamanından en az yarım saat önce yapılmalıdır.
    • 182 numaralı telefonu arayan vatandaş tarafından çağrıyı karşılayan asistana randevu talebinde bulunulan vatandaşın T.C. Kimlik Numarası verilir. Asistan vatandaş bilgilerini doğrular.
    • Vatandaş iptalini istediği randevusunun, tarih ve zamanını asistana iletir. Asistan tarafından ilgili randevu iptal edilir.

    Web?den;

    • MHRS Online Randevu ekranına T.C. Kimlik Numarası ve şifre ile giriş yapılmalıdır.
    • Randevu Geçmişi kısmına tıklayarak alınmış olunan tüm randevu bilgilerine erişilir ve Randevu iptal işlemi bu kısımdan yapılır.
    • Randevu iptali için Randevu iptal kısmına tıklayarak randevu iptal edilir.

    NOT: Vatandaş öncelikle hastanede (MHRS) Hasta Kabul standında giriş işlemleri yapacağından yeterli bir süre önce (örn. 10-20 dak. önce) hastaneye gidilmelidir.

Sağlık Köşesi

  •   MERS-CoV HASTALIĞI

    Tarih : 28.04.2015 detay için tıklayınız!

    MERS-CoV HASTALIĞI 

    SAĞLIK ÇALIŞANLARI REHBERİ 

     

     

     

    GİRİŞ

    Coronavirüsler insanlarda dolaşımda olan  alt tipleri HCoV-229E, HCoV-OC43, HCoV-NL63 ve HKU1-CoV ile çoğunlukla soğuk algınlığına sebep olan virüslerdir. Ancak SARS Coronavirüs’ün (SARS-CoV) sebep olduğu Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu (SARS) gibi çok daha ciddi solunum yolu hastalıklarına da sebep olabilmektedirler. SARS-CoV 21. yüzyılın ilk uluslararası sağlık acil durumu olarak 2003 yılında, daha önceden bilinmeyen bir virüs halinde ortaya çıkmış olup yüzlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Yaklaşık 10 yıl sonra  Coronavirus ailesinden, daha önce insan ya da hayvanlarda varlığı gösterilmemiş olan MERS-CoV (Middle East Respiratory Syndrome Coronavirus) Eylül 2012'de ilk defa insanlarda Suudi Arabistan’da tanımlanmış; ancak daha sonra aslında ilk vakaların Nisan 2012’de Ürdün Zarqa’daki bir hastanede görüldüğü ortaya çıkmıştır. SARS Coronavirüsü ile uzaktan bağlantılı olmasına rağmen, yaşanmış olan SARS tecrübesinden ötürü endişe oluşturmuştur.

    Bu rehber, MERS-CoV hastalığı, etkeni, bulaşma yolları, vaka tanımları ve tanı yöntemleri hakkında bilgi vermek; MERS-CoV vakası veya temaslısı ile karşılaşıldığında izlenmesi gereken strateji ve uygulama şekilleri hakkında yol göstermek amacıyla tüm sağlık personeli için hazırlanmıştır.

     

     


     

    1. GENEL BİLGİLER

    Genel Özellikleri: Corona virüsler tek zincirli, pozitif polariteli, zarflı RNA virüsleridir. Pozitif polariteli oldukları için RNA’ya bağımlı RNA polimeraz enzimi içermezler, ancak genomlarında bu enzimi kodlarlar. Yüzeylerinde çubuksu uzantıları vardır. Bu çıkıntıların Latince’de “corona”, yani “taç” anlamından yola çıkılarak bu virüslere Corona virüs (taçlı virüs) ismi verilmiştir (Şekil 1 ve 2)

    Corona virüsler, Coronaviridae ailesi içinde yer alırlar. Zarflı ve tek sarmallı RNA virüsleridir, başlıca dört türde sınıflandırılırlar: Alfa-, Beta-, Gama- ve Delta corona virüsler. İnsan, yarasa, domuz, kedi, köpek, kemirgen ve kanatlılarda bulunabilmektedirler (evcil ve yabani hayvanlarda).

     İnsanlarda Corona virüsün neden olduğu hastalık spektrumu basit soğuk algınlığından ciddi akut solunum sendromuna (severe acute respiratory syndrome, SARS) kadar değişkenlik gösterebilmektedir. İnsan ve hayvanlarda çeşitli derecelerde solunumsal, enterik, hepatik, nefrotik ve nörolojik tutulumlarla seyreden klinik tablolara neden olabilmektedir.

    Orta Doğu Solunum Sendromu Coronavirusu  (Middle East Respiratory
    Syndrome-CoV, MERS-CoV)  beta - coronavirus ailesi içinde yer almaktadır. Fatalite oranı SARS salgınında %11 iken MERS-CoV’de %35-50 arasındadır.

     

    2. EPİDEMİYOLOJİ

    MERS-CoV ilk olarak 2012 yılında 60 yaşında, 7 gündür ateş, öksürük, balgam ve solunum sıkıntısı olan ve daha önce önemli bir sağlık sorunu olmayan Suudi Arabistan’lı bir erkekte tespit edilmiştir. Hasta, tanı konulduktan 11 gün sonra solunum ve böbrek yetmezliği nedeniyle kaybedilmiştir. İlk vakadan üç gün sonra Birleşik Krallıkta,  49 yaşında, hastalanmadan önce Suudi Arabistan’a yolculuk öyküsü olan Katar’lı bir erkek hastada görülmüştür. Bununla birlikte, aslında ilk vakaların Nisan 2012’de Ürdün Zarqa’daki bir hastanede görüldüğü ortaya konulmuştur. Solunumsal semptomların eşlik ettiği 13 hastanın 2’sinde geriye dönük olarak çalışılan hasta serumlarında virüs tespit edilmiştir. Bu hastaların diğer aile üyelerinde ve bakım veren sağlık çalışanlarında solunum semptomları gelişmiş ve daha sonra MERS-CoV tespit edilen temaslı bu iki vaka da kaybedilmiştir. Daha sonra Ortadoğu’dan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Ürdün, Umman ve Kuveyt’ten birincil vakalar bildirilmeye başlanmış; Tunus, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya ve Avusturya’da seyahat ilişkili vakalar tanımlanmıştır.

     Vakaların %63,7’sinin erkek, yaş ortalamasının 47 ( 9 ay- 94 yaş, n=695)  olduğu saptanmıştır. MERS-CoV ile klinik tablo gelişen vakaların %75’inde eşlik eden en az bir hastalık tespit edilmiştir. En sık eşlik eden hastalıkların diyabet, hipertansiyon, obezite,  kanser, kronik böbrek, kalp ve akciğer hastalıkları olduğu görülmüştür. Bu durumun, hastalığın SARS’a göre neden daha mortal olduğunu açıklayabilecek nedenlerden biri olduğu ve kronik hastalığı olan kişilerin MERS-CoV için risk taşıdığı söylenebilir.

    Vakalar, Arap Yarımadası ile ilişkili olmakla birlikte, Suudi Arabistan MERS-CoV hastalarının en fazla rapor edildiği yerdir. Bununla birlikte ne Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ne de Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol Merkezi (CDC), Arap Yarımadası’na veya Suudi Arabistan’a yolculuk konusunda bir kısıtlama getirmemiştir. Mekke’ye her yıl milyonlarca insan hac ve umre için gelmektedir. Buna rağmen, klinik tablonun yeni tanımlandığı yıl, 10-31 Ekim 2012 tarihleri arasında 2012 hac mevsiminde dört milyon hacı arasında hiç MERS-CoV vakası da bildirilmemiştir. 2013 yılındaki hac mevsiminde ise yine herhangi bir vaka gösterilememiştir.

    Ekim 2014 başı itibari ile Suudi Arabistan’da 756 laboratuvar olarak doğrulanmış vaka tespit edilmiş ve bu vakaların 322’si kaybedilmiştir (vaka mortalite hızı %42.6).

    DSÖ verilerine göre, Eylül 2012 ile 16 Ekim 2014 tarihleri arasında dünyada 877 MERS-CoV vakası konfirme edilmiş, bu vakalardan 317’si kaybedilmiştir.

     

    3. KLİNİK ÖZELLİKLER

    MERS-CoV enfeksiyonunun klinik spektrumu; asemptomatik durumdan, ağır pnömoni ve akut solunum yolu yetmezliği sendromu Acute Respiratory Distress Syndrome (ARDS) ile septik şok ve ölümle sonuçlanan çoklu organ yetmezliğine kadar değişebilmektedir.

    İlk semptom ve bulgular ateş, titreme, baş ağrısı, baş dönmesi, boğaz ağrısı, prodüktif olmayan öksürük, dispne, miyalji gibi genellikle spesifik olmayan semptom ve bulgulardır.

    Ayrıca kusma, ishal gibi gastrointestinal semptomlar görülebilmektedir. Bazı vakalarda hemoptizi görülmüştür. Ateş olmadan hafif solunumsal hastalık ve pnömoni gelişmeden önce diyare ile gelen atipik vakalar da bildirilmiştir.

    Özgün olmayan klinik bulguların görülme sıklıkları:

     

    ·         Ateş

    %98

    ·         Ateş, titreme

    %87

    ·         Öksürük

    %83

    ·         Solunum yüzeyelleşmesi

    %72

    ·         Miyalji

    %32

    ·         Diyare

    %26

    ·         Boğaz ağrısı

    %21

    ·         Kusma

    %21

    ·         Hemoptizi

    %17

    ·         Abdominal ağrı

    %17

     

    MERS-CoV ile sınırlı olmakla birlikte bazı hastalarda eş zamanlı diğer solunum yolu virüslerinin de (parainfluenza, rhinovirus, influenza A(H1N1)pdm09, influenza B, herpes simplex) klinik örneklerde varlığı bildirilmiştir. Ayrıca mekanik ventilasyonda  izlenen bazı hastalarda  sekonder hastane kaynaklı bakteriyel enfeksiyonlar (Klebsiella pneumonia, Staphylococcus aureus, Acinetobakter türleri, candida)  gösterilmiştir.

    Klinik tablonun geliştiği ve MERS-CoV tespit edilen hemen her hastada anormal göğüs radyolojik bulguları vardır. Göğüs radyografi bulguları hafif pulmoner infiltrasyondan tek veya bilateral yama tarzı dansiteler veya infiltrasyonlar, segmente veya lober opasiteler, buzlu cam görünümü, minimal plevral effüzyona kadar çeşitlilik gösterebilmektedir; ancak kavitasyon, beklenen bir bulgu değildir. Hastalığın erken döneminde alt akciğer lobları üst akciğer loblarına göre daha çok etkilenme eğilimindedir ve radyolojik ilerleme hızlı olmaktadır. Hastalar pandemik influenza (H1N1)’e benzer şekilde ciddi hipoksemi ve bilateral intertisyel infiltrasyonların eşlik ettiği ARDS’ye ilerleyebilmektedir.

    Lökopeni, lenfopeni, lenfositoz, nötrofili, trombositopeni, tüketim koagülopatisi (DIC) MERS-CoV de görülebilen hematolojik anormalliklerdir. Bununla birlikte trombositopeni, influenza pnömonisine göre daha az sıklıkta görülmektedir.

    Serum transaminazlar hastanede yatırılan MERS-CoV lü vakalarda genellikle hafif ve orta derecede yüksek bulunmuştur. Ayrıca hiponatremi, hipoalbüminemi,artmış  laktat dehidrogenaz, C-reaktif protein ve prokalsitonin düzeyleri de bildirilmiştir.

    MERS-CoV nedeniyle kaybedilen hastaların önemli bir kısmında akut renal yetmezlik tespit edilmiştir. Bu hastalarda öncelikle ARDS’nin eşlik ettiği akut ateşli hastalık geliştiği ve daha sonra akut renal yetmezliğe ilerlediği görülmüştür. MERS-CoV de renal patolojinin altta yatan nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Postmortem çalışmalarda renal dokuda MERS-CoV replikasyonuna dair bir kanıt gösterilememiştir. Bu durumun sıklıkla akut solunum yetmezliği sendromu sonrası olması ciddi bir hipoksemi nedeniyle organ yetmezliğine bağlı olabileceğini de akla getirmektedir.

     

    4.  MERS-CoV ENFEKSİYONUNDA KAYNAK VE BULAŞ

    Kaynak: MERS-CoV insanlarda enfeksiyona neden olduğu bilinen, ilk C soyundan betakoronavirüs’tür ve Güney Asya, Avrupa, Tayland, Meksika, Gana ve Güney Afrika’daki yarasa ve kirpilerdeki coronavirüslerle yakın genetik ilişkisi mevcuttur.

    Birkaç MERS-CoV’lu hastanın çiftlik hayvanlarına temas öyküsü olduğu raporlanmıştır. Daha sonra tek hörgüçlü develerde MERS-CoV’e karşı nötralizan antikorlar tespit edilmiştir. Ayrıca 2003 yılında Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki deve serumlarında da bu nötralizan antikorlar olduğu gösterilmiştir. Develerde seropozitiflik oranı  %90’ı geçen bölgelerde, diğer çiftlik hayvanlarının (tavuk, keçi, koyun ve sığır) bakılan serum örneklerinde MERS-CoV nötralizan antikoru bulunmamıştır. Çalışmaların sonuçları MERS-CoV için tek hörgüçlü develerin ara bir konak olabileceğini akla getirmektedir. Fakat hala zoonotik kaynaktan direkt insana geçişin nasıl olduğu net değildir.  Deveden insana veya insandan deveye geçiş veya başka bir ara konak olabileceği düşünülmektedir.

    Bulaş: İnsandan insana bulaş MERS-CoV enfeksiyonunun önemli bir basamağını oluşturmaktadır. İkincil MERS-CoV vakalarının önemli bir kısmı sağlık bakımı verilen yerlerden kaynaklanmıştır. Bununla birlikte insandan insana bulaşların daha çok kendini sınırlayan şekilde ve düzensiz olduğu görülmüş, bu ikincil vakalarda asemptomatik seyir de bildirilmiştir.

    Sporadik MERS-CoV vakalarında inkübasyon süresini tahmin etmek pek mümkün gözükmemektedir. Ancak, insandan insana bulaş vakaları incelendiğinde inkübasyon periyodunun 5 günün üzerinde olduğu ve iki haftaya kadar uzadığı tahmin edilmektedir.

    MERS-CoV insandan insana bulaş vakaları incelendiğinde bulaşın meydana gelmesi için yakın temasa ihtiyaç var gibi görülmektedir. Solunum yolu ile bulaşma ihtimalinin yüksek; gaita, idrar ve kan yolu ile bulaşın daha düşük olabileceği düşünülmektedir.

     

    5. LABORATUVAR TESTLERİ

     İnsandaki ilk MERS-CoV vakası, tüm coronavirüs ters transkriptaz polimeraz zincir reaksiyonu (reverse-transcriptase polymerase chain reaction, RT-PCR) kullanılarak tanımlanmıştır. Daha sonra diğer testler geliştirilmiştir.

    a.      Moleküler Tanı: PCR,  virüsün varlığını göstermek için en sık (yaygın) kullanılan yöntemdir.

    b.      Serolojik Testler: İmmünfloresan ve protein mikrodizi yöntemleri kullanılarak yapılan serolojik testler tanımlanmıştır. Fakat konfirmasyon testleri için, seroloji kullanılarak bir standart henüz oluşturulmamıştır.

    c.       Viral Kültür:  MERS-CoV’ün birtakım farklı hücre dizilerinde üretilebildiği gösterilmiştir.

    d.    Genetik Sekanslama: MERS-CoV için pozitif olan örnekler genetik olarak sekanslanmalıdır. Eğer laboratuvar koşulları genetik sekanslamaya müsait değilse referans bir merkeze gönderilmelidir. Bu örnekler filogenetik ağaca katkı sağlayacaktır.

     

    Örnek Toplama: MERS-CoV saptama olasılığını artırmak için semptomlar başladıktan sonra, farklı zamanlarda ve farklı yerlerden birden fazla örnek (nazofarengeal sürüntü, orofarengeal sürüntü, tükrük veya bronkoalveolar lavaj,  serum,  gaita/rektal sürüntü) alınması önerilmektedir. Örnek toplayan kişiler, kişisel koruyucu ekipmanlarını giymeli ve enfeksiyon kontrol önlemlerini almalıdır.

     

     

     

     

    6. ENFEKSİYON KONTROLÜ VE İZOLASYON

    İzolasyon önlemlerine, bugün için virüs atılım süresi ve bulaştırıcılık süresi bilinmediği için, hastanın sağlık kuruluşunda bulunduğu süre boyunca devam edilmelidir.

    MERS-CoV zoonotik kaynaklarda gösterilmiş olmasına rağmen hayvandan insana geçiş henüz tam olarak gösterilememiştir.

    Ayrıca insandan insana bulaş vakalarında, tam olarak kanıtlanamasa da, yakın temasın MERS-CoV yayılımında önemli olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, MERS-CoV varlığı düşünülen vakalara standart ve damlacık izolasyonu önlemleri alınmalıdır. Alt solunum yollarında viral yükün fazla olması, öksürük ve buradan kaynaklanan eksudanın viral atılımda önemli bir kaynak olabileceğini göstermektedir.

    MERS-CoV, düşük sıcaklıklarda ve nemli ortamlarda ve pürüzsüz yüzeylerde de hayatta kalabildiği gösterilmiştir. Bu nedenle, hastane gibi ısı kontrollü ortamlarda MERS-CoV çevresel alanlarda ve yüzeylerde kontaminasyon sonrası canlı kalabileceğinden bulaş için risk oluşturmaktadır. Buna rağmen standart hastane temizliğine uyulması yeterlidir.

    Tanı: MERS-CoV enfeksiyonu tanısı için, ateş ve pnömoninin radyolojik bulguları olan her hastada vaka tanımında anlatılan sorular mutlaka sorulmalıdır.

    Nazofarengeal sürüntüdeki ilk testler negatif olsa bile klinik ve epidemiyolojik ipuçları güçlü bir şekilde MERS-CoV’ü telkin ediyorsa,  hastaların potansiyel olarak enfekte olduğu düşünülmeli ve tercihen alt solunum yolu örneklerinden test tekrarlanmalıdır.

    Hospitalizasyon: MERS-CoV hastalığı tanısı almış kişiler, mekanik solunum desteği ve solunum izolasyonu sağlayabilecek hastanelerde takip ve tedavi edilmelidir.

     

    MERS-CoV Vakaları ile Temas Edecek Personel* İçin Gerekli Kişisel Koruyucu Malzeme

    1.      Eldiven,

    2.      Önlük,

    3.      Cerrahi maske,

    4.      N95 maske (solunum izolatörü),

    5.      Yüz koruyucu,

    6.      Gözlük,

    olarak yataklı sağlık kurumları tarafından yeterli miktarda hazır bulundurulmalıdır.

     *Laboratuvar personeli, radyoloji teknisyeni, odanın temizliğini yapan personel, yemek dağıtanlar dahildir.

     

     

     

     

    Hasta Odasının Özellikleri

    1. MERS-CoV hastalığı şüpheli veya kesin vakaların hastaneye yatışlarında standart, temas ve damlacık önlemlerinin alınması gerekmektedir.

    2. Vakalar mümkünse negatif basınçlı odada takip edilmelidir.

    3.  Negatif basınçlı oda yok ise, hastalar tek kişilik, özel banyosu ve tuvaleti olan, kapatılabilir kapı içeren bir oda olmalıdır (oda havalanmasında, eğer hepafiltre kullanılmıyorsa hava tekrar iç ortamlara dönmeyecek şekilde havalandırma sağlanmalıdır).

    4. Kullanılacak tıbbi   malzemeler hastaya özel olmalı, oda dışına çıkarılmamalıdır. Hastalar arasında ortak malzeme kullanımına izin verilmemelidir.

    5. Hastanın hastane içinde hareketi mümkün olduğu kadar kısıtlanmalıdır.

    Hasta Odasına Giriş ve Hastaya Yaklaşım

    1.        Hasta odasına girişler sınırlandırılmalı, mümkünse en aza indirilmeli, hasta ziyaretçileri ve refakatçi yasaklanmalıdır; giriş-çıkışlar kayıt altına alınmalıdır. Özellikle hastane çalışanlarının odaya girişi sınırlandırılmalı, sadece hastanın bakımından sorumlu olan personelin odaya girişine izin verilmelidir.

    2.        Hasta odasına girişlerde kişisel koruyucu malzemelerin (eldiven, cerrahi maske, gözlük veya yüz siperliği, önlük, alkol bazlı el dezenfektanı) kullanımına özen gösterilmelidir.

    a.         Hasta odasına giren tüm kişiler eldiven, önlük, cerrahi maske, kullanmalıdır.

    b.        Muayene, tedavi ve kişisel bakım yapan kişiler eldiven, N95 maske kullanmalıdır.

    c.         Hasta ile cilt, kan ya da damlacık enfeksiyonuna yol açabilecek şekilde temas edecek veya hastanın sekresyonları veya vücut çıktılarının aerosolizasyonuna neden olabilecek girişim yapılacağında N95 veya solunum izolatörü, yüz siperliği kullanılmasına özen gösterilmelidir.

    d.        Kişisel koruyucu ekipmanlar giyilirken ve çıkartılırken kurallara uygun bir şekilde sırayla giymeye (önlük, maske, gözlük, yüz koruyucusu ve eldiven) ve çıkarmaya (eldiven, gözlük, yüz koruyucu, önlük ve maske) dikkat edilmelidir. Özellikle maskenin hasta odasından çıktıktan sonra en son çıkartılması ve sonrasında el hijyeni uygulanması ihmal edilmemelidir.

    e.         Eldivenin yırtılması durumunda eldivenler değiştirilmelidir.

    3.        Aerosolizasyona neden olabilecek işlemler sırasında hasta odasında mutlak ihtiyaç duyulan sağlık personeli dışında kimse olmamasına özen gösterilmelidir. İşlem sırasında kapının kapalı olması sağlanmalı, işlem sonrasında bir süre, giriş-çıkış dahil kapının açık tutulmamasına çalışılmalıdır.

    4.        Hastaya temas öncesi ve sonrası el hiyenine dikkat edilmelidir. Bu amaçla sabun ve su veya alkol bazlı el dezenfektanları kullanılabilir. Eller gözle görülür derecede kirli ise el dezenfektanı yerine mutlaka su ile sabun kullanılmalıdır.

    5.        Hasta bakım ekipmanları ve tıbbi cihazlar hastaya özel olmalı, tek kullanımlık olanlar tercih edilmelidir. 

    6.        Hasta bakımı için kullanılan, hastaya özel kullanımı sağlanamayan ve tek kullanımlık olmayan tıbbi ekipmanlar üreticisinin talimatlarına ve hastane politikalarına göre temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.

    7.        Hasta odasından çıkarken veya hastaya bakım verilen alanı terk ederken bakım veren sağlık personeli, kullandığı kişisel koruyucu ekipmanları özen göstererek çıkartmalıdırlar. Kişisel koruyucu ekipmanlar hastane politikalarına ya da üreticinin yeniden kullanma talimatlarına göre temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.

    8.        Hasta, tıbbi açıdan önemli bir neden olmadıkça odasından çıkarılmamalı, odadan çıkması gerekli ise cerrahi maske ile transferi yapılmalıdır.

    9.        Hastanın bulunduğu ortam ve çevre temizliğinde, hasta nakledilmesinde kullanılan ambulanslarda dahil olmak üzere standart temizlik prosedürleri uygulanmalı, 1 000 ppm klor tablet solüsyonu kullanılmalıdır.

    10.    Hasta çıktıları ve sekresyonları ile kontamine olan yüzeylerin temizliğinde 10 000 ppm klor tablet solüsyonu veya virüsid etkili diğer dezenfektanlar tercih edilmeli, temizlik yapacak personel de kişisel koruyucu ekipmanlar (eldiven, önlük, cerrahi maske, gözlük) kullanmalıdır.

    11.    Hastanın ölümü veya taburcu edilmesinden sonra odada yer yüzey dezenfeksiyonu yapılır ve odanın yeteri kadar havalanmasının ardından odaya yeni bir hasta alınabilir.

    12.    MERS CoV tanısı almış hastaya ölümü sonrasında, otopsi yapan kişiler veya gasilhane çalışanları temasları sırasında kalın eldiven, N 95 maske, gözlük ve önlük kullanmalıdır.

     

    MERS-CoV enfeksiyonu olan hasta ile ilgilenen sağlık çalışanı kendisinde, hasta kişi ile temasından sonraki 14 gün içinde, akut hastalığı düşündürecek herhangi bir bulgu veya semptom görürse mutlaka ilgili hekimlere haber vermeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.

     

    7. VAKA TANIMI

    Olası Vaka: Akut ciddi solunum yetmezliği ve/veya akciğer infiltrasyonları olan ve vakaların epidemiyolojik ilişkili olduğu ülkelere* son 14 gün içerisinde seyahat öyküsü bulunan ve/veya bu ülkelere seyahat öyküsü bulunan bir kişiyle seyahat dönüşünden sonraki 14 gün içerisinde yakın temasta bulunup semptomları bu temastan sonraki 14 gün içerisinde gelişen kişiler.

    *Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman, Ürdün, Kuveyt, Yemen, Lübnan, İran.

    Kesin Vaka: Olası vaka tanımına uyan olgulardan laboratuvar yöntemlerle MERS-CoV saptanan olgular.

     

    8. NUMUNE ALIMI, SAKLANMASI VE NAKLİ

    MERS-CoV hastalığı düşünülen vakalardan üst solunum yolu örneklerinin negatif çıkma ihtimalinin yüksek olması nedeni ile aşağıda bahsedilen klinik örnekler alınmalıdır.

    •      Alt solunum yolu örnekleri = Trakeal aspirat, bronkoalveolar lavaj, balgam.

    Steril, vida kapaklı ve sızdırmaz kaplara 2-3 ml alınmalıdır. Alındıktan hemen sonra buzdolabında (2-8 derece arası) muhafaza edilmeli ve en fazla 72 saat içerisinde laboratuvara ulaştırılmalıdır. Eğer ulaştırma süresi 72 saati geçerse, -70 derecede muhafaza edilmeli ve kuru buz ile gönderilmelidir.

    Hastalardan alt solunum yolu örneklerinin alınamadığı durumlarda üst solunum yolu örnekleri (boğaz sürüntüsü, burun sürüntüsü, farengeal sürüntü) alınarak gönderilmelidir.

    •      Örnekler uygun koşullarda ve sürede ulaştırılmalıdır.

    Numune Transportu Kuralları ve Transport Şekli

                Olası vakanın epidemiyolojik öyküsünde hasta bir kişi ile temas öyküsü var ise numuneler referans laboratuvara gönderilmelidir.

    *Yakın temaslı tanımı: (Kesin vakada hastalığın semptomlarının başladığı tarihten itibaren semptomatik olduğu süre boyunca)

    ·         Kesin bir vakanın semptomatik döneminde evde ya da başka bir mekanda uzun süreli olarak(>15 dakika) yakın temasın olması,

    ·         Kesin bir vakanın semptomatik döneminde muayene, tedavi ya da kişisel bakımını yapan kişi ya da damlacık oluşturan bir durumda (endotrakeal entübasyon, ventilasyon gibi) yakın çevresinde bulunan ve bu esnada tam kişisel korunma ekipmanı kullanmayan kişiler.

     

    ** Trakeal aspirat, bronkoalveolar lavaj, balgam. Steril, vida kapaklı ve sızdırmaz kaplara 2-3 ml alınmalıdır. Alındıktan hemen sonra buzdolabında

    (2-8 °C arası) muhafaza edilmeli ve en geç 72 saat içerisinde laboratuvara ulaştırılmalıdır.

     

    Yuvarlatılmış Dikdörtgen: TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU BULAŞICI HASTALIKLAR DAİRE BAŞKANLIĞI
FAX: 0 312 565 54 54  e-mail: bulasicihdb@thsk.gov.tr
Yuvarlatılmış Dikdörtgen: TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU BULAŞICI HASTALIKLAR DAİRE BAŞKANLIĞI
FAX: 0 312 565 54 54  e-mail: bulasicihdb@thsk.gov.tr
Yuvarlatılmış Dikdörtgen: TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU
BULAŞICI HASTALIKLAR DAİRE BAŞKANLIĞI

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    UÇAK TEMASLISI

    15 Ağustos 2014 tarihli Bilim Kurulu toplantısında alınan kararlar gereğince:

                - MERS-CoV kesin tanısı konan vakalar ile aynı uçakta seyahat etmiş olan yolculardan iki ön, iki arka, iki yan koltuktaki tahmini temaslı yolcular temastan iki hafta sonrasına kadar takip edilmelidir.

                - Uçak personeli ve hasta ile teması olan görevliler de temaslı olarak değerlendirilmelidir.

                Temaslı kişiler, sağlık personeli tarafından takip edilmeli, günlük ateş izlemi yapılmalı ve ateş olduğu anda izolasyon önlemleri alınmalı

     

     

     

     

    YAKIN TEMASLI

     (Kesin vakada hastalığın semptomlarının başladığı tarihten itibaren semptomatik olduğu süre boyunca)

    ·         Kesin bir vakanın semptomatik döneminde evde ya da başka bir mekanda uzun süreli olarak yakın temasın (75cm-1m arası mesafede en az 15 dk kalmak, cilt teması veya tükürük gibi salgılarla temas etmek) olması,

    ·         Kesin bir vakanın semptomatik döneminde muayene, tedavi ya da kişisel bakımını yapan kişi ya da damlacık oluşturan bir durumda (endotrakeal entübasyon, ventilasyon gibi) yakın çevresinde bulunan ve bu esnada tam kişisel korunma ekipmanı kullanmayan kişiler.

     

    MERS-CoV Hastalığı veya Hastalık Şüphesi Olanlar

    1. Eğer bir kişi MERS-CoV enfeksiyonu açısından doğrulaması yapılmışsa veya değerlendiriliyorsa ve hastaneye yatması gerekmiyorsa;

    -Evindeki ve toplumdaki diğer kişilere enfeksiyonu yayma riski nedeni ile evindeki diğer kişilerden farklı bir odada oturmalı,

    -Doktor randevusu öncesi durumu hakkında sağlık kuruluşuna bilgi verilmeli,

    -Öksürdüğünde veya hapşırdığında bir mendille veya kolu ile ağzını kapatmalı, ellerini sıklıkla yıkamalı; başka bir kişi/kişiler ile aynı ortamı paylaştığı (ev, sokak, toplu taşıma araçları, hastane vb.)  zaman yüz maskesi takmalı,

    -Kişisel eşyalarını başkaları ile paylaşmamalı, ev halkının bardak, tabak, havlu gibi eşyalarını kullanmamalı; eğer kullanması gerekirse bu eşyaları iyice su ve sabunla yıkamalıdır.

    -Ayrıca semptomlarını takip etmeli, eğer hastalığında bir kötüleşme olursa acil tıbbi yardım istemelidir.

    2. MERS-CoV enfeksiyonu için doğrulaması yapılmış veya değerlendirmesi devam eden bir kişi ile yakın temas etmiş olanlar, son temaslarından sonraki 14 gün boyunca günde iki kez ateşlerini ölçmeli, öksürük, solunum sıkıntısı ile baş ağrısı, boğaz ağrısı, bulantı-kusma ve ishal gibi diğer erken semptomların olup olmadığını takip etmelidirler.

    9. HASTA BAKIMI VE YAPILAN TEDAVİLER

     MERS-CoV için spesifik bir tedavi olmaması, viral kinetiğinin bilinmemesi nedeni ile uygulanan tedavi destekleyici, ikincil enfeksiyonları ve komplikasyonları önlemeye yöneliktir.

    Tedavide ampirik olarak geniş spektrumlu antibiyotikler, antiviraller (oseltamivir ve/veya asiklovir) ve anti fungal ajanlar kullanılmıştır.

    Renal replasman tedavisi yapılmıştır.

    Ayrıca birçok hastaya solunum yetmezliğinin ilerlemesini ve akciğer fibrozisini önlemeye yönelik olarak yüksek doz kortikosteroid verilmiştir. Ciddi solunum sıkıntısı olan hastalara oksijen tedavisi, mekanik ventilasyon veya ekstrakorporal membran oksijenasyonu uygulanmıştır.

    Bunların dışında interferon-ɑ, ribavirin,  intravenöz immünglobülin de denenmiştir.

    Şu an genel olarak corona virüsler için geliştirilmiş bir aşı yoktur.

     

    10. VAKA GÖRÜLEN ÜLKELERE GİDECEK KİŞİLERİN YAPMASI GEREKENLER

    Arabistan Yarımadası ve çevresindeki ülkelerde sporadik ve kümesel vakaların görülmesi nedeniyle buraya yolculuk planlayanlar için korunma tedbirleri uygulanmalıdır. 65 yaş ve daha üzerinde olanlar, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, solunumsal hastalığı ve diyabet gibi kronik bir hastalığı olanlar, konjenital veya edinilmiş immün yetmezliği olanlar, malign veya terminal hastalığı olanlar, hamile kadınlar ve 12 yaşın altındaki çocuklar bu bölgeye yolculuk için daha riskli bulunmuştur.

    Hac ve umre yolculuğu yapacak kişiler için el hijyeni, öksürük ve aksırık sırasında ağız ve burun kapatılması, solunum sekresyonları ile temas durumunda ellerin yıkanması akut ateşli solunumsal semptomları olan kişilerden en az 1 metre uzakta durmak, kalabalık alanlarda maske kullanmak gibi solunumsal hijyen önerileri, gıda güvenliği önerileri (çiğ süt ve hayvansal ürünler tüketmemek, çiğ tüketilecek sebze ve meyveleri iyice yıkayarak tüketmek gibi), kişisel hijyen önerileri ile hayvanlarla temastan kaçınmak tavsiye edilmektedir.

    Sporadik ve kümesel MERS-CoV vakalarının görüldüğü ülkelere seyahat edenlerin, bu ülkelerde bulunduğu sürede ateş ve öksürüğün eşlik ettiği ciddi akut solunumsal bir hastalık gelişmesi durumunda hemen ilgili yerlere haber vermesi, solunum hijyen önerilerine dikkat etmesi, mümkünse kalabalık yerlere girmemesi, eğer girmek zorunda kalıyorsa ağzını ve yüzünü kapatması önerilmektedir. Yolculuk dönüşü 14 gün içinde ateş, öksürük, solunum sıkıntısı gelişirse sağlık kuruluşuna başvurmaları ve burada uzmanlara Ortadoğu’ya yolculuk öyküsünü bildirmeleri gerekmektedir.

     

    11. SONUÇ

    MERS-CoV tespit edildikten sonra, bulunduğu bölge ile izole kalmamış, vaka sayısı giderek artmış ve kıtalar arası bildirimler olmuştur. MERS-CoV’ün SARS-CoV’e benzemesi ve mortalitesinin daha yüksek olması endişe vericidir ve küresel sağlığı tehdit etmektedir.

     

    Arabistan Yarımadası ve çevresindeki ülkelere gidecek kişilerin ve sağlık çalışanlarının dikkatli olması, gerekli önlemleri alması, yolculuk dönüşü 14 gün içinde hastalananların doktora başvurması ve yolculuk öyküsünü bildirmesi ile birlikte multidisipliner bir yaklaşım önemlidir.

  •   Mevsimsel Alerjik Hastalıklar

    Tarih : 07.04.2015 detay için tıklayınız!

     

    GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI

                  AYŞEGÜL BERK

     

     

     

     

    Mevsimsel Alerjik Hastalıklar

     

    Alerjik rinit, astım, konjunktivit en sık görülen mevsimsel alerjik hastalıklardır. Alerjik 

     

    yakınmalar bazı kişilerde tüm yıl sürerken bazılarında belli mevsimlerde (ilkbahar-sonbahar aylarında) 

     

    Alerjik hayati tehlike oluşturmaz fakat yaşam kalitesini bozar. Daha sık genetik geçişli, çocuk ve 

     

    genç erişkinlerin hastalığıdır. Diğer alerjik hastalıklarla birlikteliği sıktır.

    1- Alerjik rinit diğer adıyla saman nezlesi hapşırma, burunda kaşıntı, burun tıkanıklığı, burun 

     

    akıntısı, baş ağrısı, gözaltlarında morluk, gözlerde kaşıntı, kızarıklık, akıntı gibi belirtilere yol 

     

    açar ve en sık soğuk algınlığı ile karışır.

     

          En sık neden alerjenler çim polenleri, ağaç polenleri ve yabani ot polenleridir. Yıl boyu 

     

    yakınması olanlarda ev tozu akarı,  küf mantarı ve hayvan tüyleri etken alerjenlerdir.

     

    2- Alerjik astım hava yolarının dar olması ile kendini gösteren, ataklar halinde gelen bir 

     

    hastalıktır. Astımda hava yolarında mikrobik olmayan bir iltihap vardır. Bu durum akciğerlerin 

     

    uyaranlara aşırı duyarlı olmasına neden olur. Toz, duman, koku gibi uyaranlara nefes darlığı,  

     

    öksürük nöbetleri, göğüste baskı hissi, hışıltılı solunum gibi yakınmalar ortaya çıkarır.

     

    Hastanın sorgulanması, muayene bulguları alerjiyi düşündürüyorsa alerji testi uygulanmalıdır. 

     

    Alerji testleri;  deri testleri veya kanda antijen incelenmesi yöntemiyle yapılabilir.

     

    A- Tedavide çevremizdeki alerjenleri uzaklaştırmalı ilk basamak;

     

    -  Klimaların filtreleri her ay değiştirmeli

     

    -  Evde sık temizlik yapılmalı, sigara içilmemeli

     

    -  Dış ortamdan eve gelince duş alınmalı, kıyafetler değiştirmeli

     

    -  Yatak örtüleri en az 60 derecede yıkanmalı

     

    -  Evde rutubet varsa giderilmeli

     

    -  Evde kedi-köpek gibi tüylü hayvan beslenmemeli

     

    -  Polen mevsiminde pencere ve kapılar kapalı tutulmalı

     

    -  Kuştüyü, yün yorgan-yastık-yatak kullanılmamalı sentetik olanlar kullanılmalı

     

    -  Tozlu ortamda bulunmak gerekiyorsa maske takılmalı

     

       B- İlaç tedavisi 

     

       C-Aşı tedavisi

     

    Hastanemizde alerjik hastalıklar ile ilgili alerji testleri yapılmaktadır. Mevsimsel alerjik hastalıklar için 

     

    öncelikle allerjenlerden uzak durmak, gerekli olduğu hallerde alerji testleri ile kişisel duyarlılığın 

     

    olduğu maddeleri tespit etmek bu konuda korunma yollarına katkı sağlayabilmektedir.

  •   NÖROLOJİ’DE BAKILAN HASTALAR VE İNCELEME TEKNİKLERİ

    Tarih : 01.11.2012 detay için tıklayınız!

     NÖROLOJİ UZMANI 

    MECİT TUNCAY EPÇELİDEN

     

    NÖROLOJİ’DE  BAKILAN HASTALAR 

            Nöroloji Bölümümüz teknolojik cihazlar ile nörolojik hastalara yardımcı olmak amacıyla yardımcı hizmet sunmaktadır. Bölümümüzde teşhisi ve tedavisi yapılan hastalıklar ise;

    v  Baş Ağrısı(Migren Gerilim Tipi Baş Ağrısı, Vasküler Baş Ağrısı)

    v  Damar Tıkanıklığı Sonucu gelişen Geçici ve Kalıcı Felçler(İnme)

    v  Kendiliğinden veya Yüksek Tansiyon Sonucu Gelişen Beyin İçi Kanamalar

    v  Baş Dönmeleri-Dengesizlik ve Sersemlik Hissi(Vertebrobaziller Arter Sendromu  Vertigo)

    v  Unutkanlık, Bunama(Alzheimer Tipi Demans, Vitamin B112 eksikliği)

    v  Sara hastalıkları, Bayılmalar (Epilepsi ,Senkop)

    v  Parkinson Hastalığı

    v  Ellerde ve Ayaklarda Uyuşma, Yanma, Karıncalanma

    v  Güçsüzlük ve Halsizlik Hissi(Polinöropati)

    v  Şuur Bulanıklığı, Şuur Kaybı, Koma Hali

    v  Yüz Felçleri

    v  Yürüyüş Bozuklukları, Denge Kaybı, Konuşma  Bozuklukları, istem dışı Hareketler,Tik Bozukluğu ,Baş ve Ellerde  Titreme

    v  Demiyelinizan hastalıklar(Multiple Selerosis)

    İNCELEME TEKNİKLERİ     

    EEG(Elektro ensolografi)(Beyin Elektrosu)

    Beyindeki sinir hücreleri tarafından hem uyanıklık, hem de uyku halindeyken üretilen elektriksel faaliyetin kağıt üzerine dalgaları halinde yazdırılmasıdır. Beyin normal elektriksel faaliyeti  başta  epilepsi(sara hastalığı)olmak üzere pek çok durumda bozulur.EEG’yi oluşturan beyin dalgalarının değerlendirilmesi  ile  bu bozukluğun  yeri ve şekli hakkında bilgi edinilir.Bilgisayarlı tomografi(BT) ve manyetik rezonans görüntüleme(MR)  EEG  ye göre daha sonradan geliştirilmiş olan inceleme yöntemleri  beynin elektriksel faaliyeti konusunda bilgi vermezler .Özellikle epilepsi hastalığının teşhisinde ve tiplerinin ve belirlenmesinde tedaviye karar verdirecek olan inceleme yöntemi EEG’dir.

    EMG(Elektro Miyografi)

    Vücudumuzdaki sinirlerin ve kasların elektriksel yöntemlerle incelenmesidir. Hastayı fazla rahatsız etmeyecek  şiddette  doğrusal elektrik akımı kullanarak, sinirlerin elektrik iletme fonksiyonları ölçülür. Bunun için, parmaklara ve sinirlerin üzerindeki cilt  bölümlerine düşük şiddette elektrik akımı uygulanır  ve  sinirin veya cildin başka bir yerinden bu akım bilgisayarlı aletlerle toplanarak ölçüm yapılır.Böylece sinirin sağlıklı fonksiyon yapıp yapmadığı anlaşılır.

    v  Sinir Yaralanmaları(Sinir Kesisi, Trafik Kazaları, İş Kazaları )

    v  Sinir Sıkışmaları(Karpal Tünel Sendromu)

    v  Boyun ve Bel Fıtığının Teşhisi

    v  Sinirlerin Fonksiyonlarını Bozabilen Hastalıkların(Şeker Hastalığı, Böbrek Hastalığı gibi)Sinirler Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması

    v  Yüz Felci Teşhis ve Takibi

    v  Kas ve Sinir –Kas Kavşağı  Hastalıklarının Teşhisi(Myasteni , Myopati vs.)

    v  Kas Erimeleriyle Giden Omurilik Hastalıklarının(ALS, Motor Nöron Hastalığı) Teşhisi

  •   GRİBAL ENFEKSİYOLAR VE GRİP AŞISININ ÖNEM

    Tarih : 05.10.2012 detay için tıklayınız!

     

     

     

     Uz. Dr. Hatice KUMA                                                                                      Göğüs Hastalıkları Uzmanı

    GRİBAL ENFEKSİYOLAR VE GRİP AŞISININ ÖNEM

    Grip  yüksek ateş, vücutta kırgınlık ve yaygın kas ağrıları, boğaz ağrısı, öksürük gibi ağır belirtilerle seyreden, kişiyi yatağa düşüren, iş ve okul  günü kayıplara yol açan çevredekilere çok kolay bulaşan,risk grubundakilerde ölümcül seyreden bir hastalıktır.

    Grip aşısı her yıl o yıl için üretilmiş yeni aşıdan  Eylül-Kasım aylarında tek doz yapılmalıdır.Bir önceki yıldan kalan aşının kullanılması doğru değildir.Aşının soğuk zincir kurallarına  olarak taşıması gerekir. Koruyucu etki aşı yapıldıktan 15 gün sonra ortaya çıkmaya başlar. Bu etki ortalama  2 ay sonra istenen düzeye ulaşır. Bir önceki yıl aşılanmış olmak yeterli koruma sağlamaz.

    Grip Aşısını Kimler Yaptırmalıdır?

    1-Karaciğer yetmezliği,

    2-Böbrek yetmezliği,

    3-Astım, KOAH, bronsektozi kronik akciğer hastalıkları,

    4-Şeker hastalığı,

    5-Bağışıklık sistemini zayıflatan diğer hastalıklarda(kanser kronik kan hastalığı gibi),

    6-Yaşlılarda (bazı araştırmacılara göre 65 yaş ve üstü bazılarına göre 50 yaş ve üstü),

    7-Huzurevinde yaşayanlarda ve onların bakımını üstlenen kişilerde,

    8-Hekim, Ebe, hastabakıcı gibi sağlık çalışanlarının aşı yaptırması uygundur.

    Grip Aşısını Kimler Yaptırmamalıdır?

    1-Daha önce grip aşısına karşı alerjik reaksiyon gösteren

    2-Yumurtaya karşı alerjisi olanlar.

    3-38,5 dereceden fazla ateşi olanlara aşı uygulanmamalıdır.

    Grip aşısından sonra enjeksiyon yapılan bölgede birkaç gün süren  hafif ağrı, kısa süreli ateş, yorgunluk görülebilir.

    Aşının koruyuculuğu değişken olup aşının hazırlandığı virüs türü ile salgınyapan tür arasındaki yapısal farklılıklara, uygulanan kişilerin direncine göre değişmektedir.

    Grip aşısı önlemese bile hastalıktan dolayı hastanelere yatışı, zatürre ve ölüm gibi ağır komplikasyonların sıklığını azaltır. Bazı çalışmalarda grip sonrası görülen zatürreyi önlemede % 50-60 ölümleri önlemede  %80 etkin olduğu bildirilmiştir.

    Gripten korunmak için sadece aşı yaptırmak da yeterli değildir. Grip olmamak için:

    1-Düzenli yaşamak.

    2-Yeterli ve kaliteli uyku uyumak.

    3-Dengeli beslenmek.

    4-Alkol ve sigara kullanmamak.

    5-Kronik hastalıkların (şeker, kalp, akciğer) bakım ve tedavisini usulüne göre yaptırmak gerekir.

    Bunlara dikkat etmeden sadece aşıya güvenmek doğru değildir.

  •   İYİ HUYLU PROSTAT TEDAVİSİ VE TEŞHİS YÖNTEMLERİ

    Tarih : 02.10.2012 detay için tıklayınız!

     

     

     

     

                 

        Op. Dr. Raşit Altıntaş

    Bucak Devlet Hastanesi Üroloji (Bevliye) Uzmanı  

    BPH (İyi Huylu Prostat Büyümesi)

          Prostat erkeklerde idrar kesesinin hemen altında bulunan ve idrarın idrar torbasından dışarı atıldığı kanalı çevreleyen bir organdır. Sadece erkeklerde bulunur ve erişkin erkeklerde ortalama 25–30 gram ağırlığındadır. Meninin bir kısmının salgılanmasından sorumludur.

         Özellikle 40’lı yaşlardan itibaren erkeklik hormonunun da etkisi ile prostat bezinde büyüme meydana gelir. Normalde bir kestane boyutlarında olan prostat, büyüyerek portakal boyutlarına ulaşabilir. 60 yaşındaki erkeklerin yarısında, 80 yaşındaki erkeklerin ise neredeyse tamamında iyi huylu prostat büyümesi (BPH- Benign Prostat Hiperplazisi) olarak da ifade edilebilecek ve halk arasında kısaca ‘prostat’ şeklinde ifade edilen hastalık vardır.  Prostat kanseri ile iyi huylu prostat büyümesi hastalığı birbirinden farklı hastalıklardır ancak bir arada bulunabilirler.

         Prostat büyürken şekilde de görüldüğü üzere idrar kanalında tıkanıklığa neden olarak hastalarda idrar yapmak ile ilgili şikâyetler oluşmasına neden olur. Bunlar arasında sıklıkla görülenler

                1. İdrar yapmakta güçlük

                2. Sık idrara çıkma (Özellikle gece)

                3. İdrarın bitiminden sonra damlama

                4. İdrar yaparken yanma

                5. İdrarı tam boşaltamama hissi

                6. Kesik kesik idrar yapma

                7. İdrarın kuvvetinin ve kalınlığının azalması

                8. Ani idrar yapma hissi.

     

         Bazen idrar yolu BPH nedeniyle tam tıkanarak hasta aniden idrar yapamayabilir ve bu hastalara acilen sonda takılması gerekebilir. İyi huylu prostat büyümesinde prostatın tek başına büyümesi anlamlı değildir. Hastalarda bu şikâyetler ile birlikte bulunması ve hastanın yaşam kalitesini ne kadar bozduğu önemlidir. Bazı hastalarda ani idrar tıkanması, idrar yolu iltihabı, idrar kesesi bozuklukları, idrar kesesi taşları oluşabilir. Hatta bazı hastalarda bu tıkanıklık o kadar ilerler ki böbreklerin oluşturdukları idrarı da atamaması nedeniyle böbrek yetmezliği ve diyaliz gereksinimleri olabilir.

         İyi huylu prostat büyümesi tanısı hastanın hikâyesi, muayenesi ve laboratuar araştırmalar ile konulur. Hastaların hikâyesinde şikâyetlerinin ne zamandır olduğu, ne kadar şiddetli olduğu, benzer şikâyetlere neden olan şeker hastalığı gibi başka hastalıkların da bulunup bulunmadığı, herhangi bir ilaç kullanıp kullanmadığı, ailede prostat kanseri olup olmadığı sorgulanır. Muayenede ise hastalarda özellikle prostatın rektal (makattan) muayenesi önem taşır. Çünkü iyi huylu prostat büyümesinin prostat kanserinden ayrımını yaptırabilecek en önemli tanı aracıdır. Prostat kanserine prostat daha sert olur. Ayrıca bu muayene ile prostatın büyüklüğü de anlaşılabilir. Laboratuar tahlillerinden PSA testi sadece hastada prostat kanseri bulunup bulunmadığı konusunda yardımcı olur. İdrar tahlilleri ile iltihap, idrar torbası tümörü veya idrar torbası taşı ayırıcı tanısında yardım alınabilir. İdrar akış hızı testi (Üroflowmetri) ile idrarın gücünde olan azalma saptanır. Sonrasında yapılan ultrason incelemesi ile idrar yapımının ardından idrar torbasında kalan miktar ölçülebilir. Bu miktar artar ise hastalarda böbrek yetmezliğine kadar gidebilecek problemler oluşabilir. Avrupa üroloji derneği hiçbir şikâyeti olmayan erkeklerde de 40 yaşından itibaren iyi huylu prostat büyümesi ile ilgili kontrollerin yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.

         İyi huylu prostat büyümesinin tedavisi davranış tedavisi, medikal tedavi (ilaç tedavisi) veya cerrahi (ameliyat) tedavi olabilir. İyi huylu prostat büyümesi saptanan hastalarda mutlaka bir tedavi başlanılacak diye yanlış bir inanç mevcuttur. Hastaların bir kısmında hastalığın şiddetine göre sadece bazı yaşam tarzı önerileri ile şikâyetler kontrol altına alınabilir. Örneğin uzun yolculuklara çıkmadan önce az su içilmesi ve idrarın yapılması, akşam yatmadan önce alınan sıvı miktarının azaltılması ve çay-kahve gibi içeceklerden uzak durulması hastaların şikâyetlerinde azalma ve yaşam kalitelerinde düzelme sağlayacaktır. Bu yaşam tarzı değişiklikleri ile şikâyetleri kontrol altına alınamayan veya şiddetli şikâyetleri bulunan hastalarda ilaç tedavileri önerilir. Günümüzde yan etkileri oldukça az, etkin ve ameliyat gereksinimini azaltan ilaç seçenekleri mevcuttur. İlaçları etki göstermediği, ameliyatı tercih eden veya idrar yolu iltihabı, idrar torbası bozuklukları, idrar kesesi taşları ve böbrek yetmezliği oluşmuş olan çok az bir hasta gurubunda ameliyat bir seçenektir.

     

    Kapalı prostat ameliyatı (TUR-P)

         Ameliyatlar prostatın büyüklüğüne, hastanın başka hastalığı bulunup bulunmadığına göre, hastanın ve hekimin tercihlerine göre açık veya kapalı olarak yapılabilir. Hastanemizde her iki tür prostat ameliyatı da yapılabilmektedir.

     

Güncel İhaleler